SBÜ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
T.C. Sağlık Bakanlığı

Ankara il Sağlık Müdürlüğü
SBÜ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Hastanemizde Organ Bağışı Haftasında Bilgilendirme ve Farkındalık Etkinliği Gerçekleştirildi.

Güncelleme Tarihi: 23/11/2018


Organ Bağış Haftası nedeniyle organ bağışı konusuna dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak amacıyla hastanemiz Dr. Münif İslamoğlu Konferans Salonunda Organ Bağışı Haftası Bilgilendirme ve Farkındalık Etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında açılış konuşmaları, organ bağışı ve organ nakli konusunda sunumlar, organ nakli deneyimi yaşayan hastamızın deneyim paylaşımı, organ bağışı haftası nedeniyle düzenlene slogan yarışmasının ödül töreni ve Türk Halk Müziği konseri gerçekleştirildi. Etkinlik programına Ankara Vali Yardımcısı İsmail Küreci, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü görevlileri, hastanemiz idarecileri ve çalışanları katıldı.

“…çözüm üretilmesi gereken bir noktadayız…”

Hastanemiz Organ Nakli Merkezi Mesul Müdürü Prof. Dr. Fatih DEDE yaptığı açılış konuşmasında “Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre 26.000 civarı organ bekleyen hastamız var. Bu hastalar içinde ilk sırayı böbrek hastaları alıyor daha sonra karaciğer ve kalp hastaları geliyor. İstatistiklere göre 4700 civarı nakil yapılmış. Rakamlara baktığımızda çözüm üretilmesi gereken bir noktada olduğumuzu görüyoruz. İdeal çözüm kadavradan nakildir. Henüz bu konuda sayımız yetersiz. Aslında bu konuda mevzuatın düzenlenmesine gerek var. Herkesin günün birinde organ ihtiyacı olabileceği düşüncesi ile gerekli hazırlıkları yapması gerektiğini düşünüyorum.” Dedi.

“…Organ nakli konusunda Bilkent Şehir Hastanesine taşınınca daha iyi fiziki koşullara kavuşarak…daha güçlü bir ekiple…”

Başhekim Prof. Dr. Ercan YENİ ise yaptığı konuşmada “Dünyadaki tüm ülkelerde uygulanan nakil yöntemleri bizim ülkemizde de uygulanıyor. Ancak ülkemizdeki tek fark, verici noktasında. Mevzuat konusunda düzenlemeler yapılabilir. Organ nakli konusunda Bilkent Şehir Hastanesine taşınınca daha iyi fiziki koşullara kavuşarak hastanelerdeki ekiplerin de bir araya gelmesi ile daha güçlü bir ekiple mevcut bir takım sorunların çözüleceğini düşünüyorum.“ dedi ve Bilkent Şehir Hastanesindeki Organ Nakli Merkezi yapılanması hakkında bilgiler verdi.

“…Fedakar bir milletiz…Canlıyken yakınlarımıza organlarımızı verebiliyoruz…ancak kadavradan nakil konusunda bir sıkıntımız var…”

Vali Yardımcısı İsmail KÜRECİ ise konuşmasına Ankara Valisi Vasip Şahin’in selamlarını ve bu farkındalık çalışmalarından dolayı tebriklerini ileterek başladı. Konuşmasına şöyle devam etti: “Bilkent Şehir Hastanesinin sağlık kurumlarını birleştirmesiyle daha verimli sonuçlar alınacağını düşünüyorum. Fedakar bir milletiz. Canlıyken yakınlarımıza, ihtiyacı olan kişilere organlarımızı verebiliyoruz ancak kadavradan nakil konusunda bir sıkıntımız var. Zaman içinde bu faaliyetlerle bu konudaki farkındalığı oluşturmaya da katkı yapmış oluruz.”

“…Organ bağışı yapan kişiler organ bağışında bulunarak ailelerini de rahatlatmış olurlar…”

Prof. Dr. Özlem EVREN KEMER, Körlükle Mücadelede Işık Olmak: Kornea Nakli başlıklı sunumunda kornea naklinin nasıl yapıldığı, sosyal yaşama etkileri konusuna değindi. Kornea nakli için korneanın alınmasının gözün bütünüyle alınması demek olmadığını anlatan Kemer konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Kornea nakli için korneanın alınmasıyla kişinin gözünde bir değişiklik olmaz. Bu konuda farkındalık oluşturmak gerekiyor. 2061 kişi kornea nakli bekliyor ve ülkemizde 155 kornea nakli yapan hekim bulunuyor. Nakil olan hastanın ortak sözü her zaman şu oluyor: ’Bana bu korneayı verenlerden Allah razı olsun.’ Organ bağışı yapan kişiler organ bağışında bulunarak ailelerini de rahatlatmış olurlar; bu bir vasiyet yerine geçer. Yaşarken beyan etmek, yakınlarını rahatlatacaktır.”

“…Sağlık personeli beyin ölümünün bildiriminin hukuki bir mecburiyet olduğunu bilmelidir.”

Organ Nakline Genel Bakış başlıklı sunumu gerçekleştiren Doç. Dr. Barış Doğu YILDIZ ise konuşmasında organ nakli ve organ kaynakları konusunda bilgiler verdi. Organ bağışının yetersiz olmasına neden olan kaygıların nasıl giderileceği üzerinde durdu. Konuşmasında “Beyin ölümü gerçekleşen hastanın yakınlarına kavram kargaşası yaratacak mesajlar verilmemelidir. Sağlık personeli beyin ölümünün bildiriminin hukuki bir mecburiyet olduğunu bilmelidir.” dedi.

“…Başkalarına can olmak varken toprağın altında çürümesini tercih etmek çok üzücü bir düşünceydi…”

Yaşadığı organ nakli deneyimini katılımcılara anlatan Hasan Can TEKİN yaptığı konuşmayla herkesi duygulandırdı. Hastalığını öğrenmesi, teşhis, tedavi sürecinde yaşadığı zorlukların ardından organ nakli ile gelen sağlıklı yaşamını duygularını da katarak anlatan Tekin konuşmanın sonunda salondan büyük alkış aldı.

“2013 yılında diyalize başladım ve 22 Mart 2015’te kadavradan böbrek nakli oldum. Kısaca öncesinden bahsedeyim: Yüksek tansiyon hastasıymışım ama bunun farkında değildim 2 defa farklı günlerde uzun süreli burnum kanadı çok önemsemedim çatlak vardı burnumda ondan oluyor sanmıştım. Bir gün sabah uyandım konuşma bozukluğum var yani hiç konuşamıyorum panikledik haliyle acil Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittik hemen yatışımız yapıldı burada tahliller yapılmaya başlandı böbreklerden biyopsi yapıldı ama maalesef kronik olduğunu öğrendik iki böbreğim de iflas etmiş. Annemden tahlil yapılacaktı nakil için ama o süre içerisinde annemde de tansiyon ve şeker hastalığı çıktı ve ertelenmek zorunda kaldı. Ablam bekar olduğu için ve durumum kritik olmadığı için kadavradan böbrek beklemeye başladık. Tabii bu süre zarfında diyalize girmem gerekiyordu hemodiyaliz bana göre biraz daha sıkıntılıydı günlük içtiğin sıvı miktarı çok azdı fazlasını içersen hemodiyaliz makinesinden çok yorgun çıkıyordun. Sağ olsun doktorlar, hemşireler, hasta bakıcılar herkes bu süre içerisinde fazlasıyla destek oldular onların desteği fikirleri ile evde periton diyalizine başladım. Karın boşluğumun sol tarafına katater takıldı ve periton diyalizi yapmam için evime sıvılar geldi. Her gün 6 saatte bir kere karnımdan katateri açıyordum elimdeki sıvılarda iki poşet vardı önce boş olana bağlantıyı yapıp karnımdaki beklemiş sıvıyı boşaltıyordum sonrasında temiz sıvıyı karnıma tekrar doldurup bağlantıyı kapatıyordum. Bunun için çok hijyenik bir ortam olması gerekiyordu ve ben çalıştığım için her zaman rahat bir şekilde yapamıyordum. Bağlantı yaparken en ufak bir hava boşluğu olursa omuzlarımda çok şiddetli ağrılarım oluyordu. Bir süre bu işlemi yapmaya devam ettim sonrasında periton diyalizi makinesine geçmeye karar verdim diyaliz hemşirelerim ile görüştüm tahlillerim yapıldı uygun görüldü ve evime makine gönderildi. Benim için biraz daha rahat olmuştu günde 4 kere periton katater bağlantımı açmaktan kurtulmuştum. Ama her gün en geç akşam 22.00’de evde olmam gerekiyordu çalıştığım için bağlantımı en geç o saatte yapabiliyordum yoksa sabah işe yetişemiyordum ve bunlar benim hayatımı fazlasıyla kısıtlamıştı. Yine şükrediyorum çok fazla girmedim diyalize ama 20 ay yaşadıklarımı bir ben biliyorum. Karnımda periton diyalizi yaptığım hortum olduğu için ve günde 4 defa periton diyalizi yaparken bir yere gitmem gerekse o sıvıları da yanımda götürmek zorundayım uzun süreli hiçbir yere gidemedim inanılmaz derecede zayıflamıştım gözlerimin altı madde bağımlıları gibi morarmıştı. Kendi hayatımı yaşayamıyordum hiçbir özel aktivitem kalmamıştı ve bu olaylar başıma gelene kadar organ bağışının önemini bilmiyordum birisi sorduğunda nasıl geldiysem öyle giderim diyordum bu cahilliğimi başıma böyle bir şey geldikten sonra anladım. Benim unutamayacağım komik bir anımdan da kısaca bahsetmek istiyorum. Ofiste gazetelere göz gezdirirken bir haber gördüm kahvede adamın birisi ağlıyormuş hiç tanımadığı birisi amca neden ağlıyorsun demiş o da oğlum rahatsızlandı böbrekleri iflas etmiş nakil olması gerekiyor ama benim böbreğim uymadı demiş adam da amca gel bakalım benim böreğim uyarsa ben vereyim demiş ve tesadüf uymuş ve oğlu nakil olmuş. Ben de akşam işten eve gelince anneme takıldım anne dedim denin de altın günlerin oluyor sen de orada ağla da belki böbrek buluruz dedim hatta misafirlerimiz de vardı epey güldük sonra ben rutin periton diyalizime bağlandım ve uyudum. Aynı gece tesadüf oldu ki saat 03.00-03.30 gibi telefon çaldı Ankara Numune Hastanesinden Dr. Şimal Hanım aradı kadavradan böbrek çıktı diye apar topar hastaneye gittik tekrar tahlillerim yapıldıktan sonra böbrek naklim yapıldı. Şimdi çok şükür böbrek naklimin üzerine 3.5 senem bitti tekrardan sağlıklı bir görünüşe sahip oldum. Başkalarına can olmak varken toprağın altında çürümesini tercih etmek çok üzücü bir düşünceydi. Organlarını bağışlayıp bana ve bir çok hastaya CAN olan Nuri Amcaya sonsuz teşekkürlerimi buradan sunmak istiyorum teşekkürler güzel insan mekanın cennet olsun.”

Hasan Can Tekin’in konuşmasının ardından, Organ Bağışı Haftası nedeniyle hastanemiz çalışanlarına yönelik olarak düzenlenen slogan yarışmasında “Artık Çevrimdışıyım; Son Paylaşımım Organlarım” sloganıyla En İyi Slogan Ödülü’nü kazanan Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Gülçin Şimşek’e ödülünü Organ Nakli Merkezi Mesul Müdürü Prof. Dr. Fatih Dede takdim etti. Bir hafta boyunca çalışanlardan ulaştırılan 70 slogan içinde En İyi 2. Slogan Sema Efe’nin “Bir Cana Veda, Bin Cana Şifa”, En İyi 3. Slogan Tuğba Sargın’ın “İkinci Bir Hayatı Yaşamak İçin Bağış Yap” sloganları oldu.

Programın son bölümünde hastanemiz çalışanlarından oluşan Her Telden Numune Müzik Topluluğu “Bir Kuple Yaşam” adını verdikleri Türk Halk Müziği Konserini salonda bulunan konukların da şarkılara eşlik etmesiyle gerçekleştirdi.

  • 2018 Organ Bağışı Haftası1.jpg
  • 2018 Organ Bağışı Haftası2.jpg
  • 2018 Organ Bağışı Haftası3.jpg
  • 2018 Organ Bağışı Haftası4.jpg
  • 2018 Organ Bağışı Haftası5.jpg
  • 2018 Organ Bağışı Haftası6.jpg
  • 2018 Organ Bağışı Haftası7.jpg
  • 2018 Organ Bağışı Haftası8.jpg
  • 2018 Organ Bağışı Haftası9.jpg